İSG Makaleleri29 Mayıs 2026 10 dk okuma

İşyerinde Yüksekte Çalışma ve Düşmeden Korunma: İSG Mevzuatı, Risk Değerlendirmesi ve Uygulama Rehberi | ZER OSGB

İşyerinde Yüksekte Çalışma ve Düşmeden Korunma: İSG Mevzuatı, Risk Değerlendirmesi ve Uygulama Rehberi | ZER OSGB

Yüksekte çalışma, inşaat, bakım-onarım, telekomünikasyon ve endüstriyel tesisler başta olmak üzere birçok sektörde karşılaşılan ve düşme riski taşıyan kritik İSG konularından biridir. Türkiye'de her yıl meydana gelen iş kazalarının önemli bir bölümü yüksekten düşme kaynaklıdır ve bu kazalar sık sık ölümle sonuçlanmaktadır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelikler, yüksekten düşme riskine karşı kapsamlı önleyici tedbirler ve işveren yükümlülükleri getirmektedir. Bu rehberde, işyerinde yüksekte güvenli çalışma ve düşmeden korunma prensiplerini, mevzuat çerçevesini, risk değerlendirme metodolojilerini ve pratik uygulama adımlarını ele alıyoruz.

Yüksekte Çalışma Nedir ve Neden Kritik Bir İSG Konusudur?

Yüksekte çalışma, çalışanın düşme ihtimali olan ve düşme sonucu yaralanma veya ölüm riski barındıran bir yükseklikte gerçekleştirdiği faaliyetler olarak tanımlanmaktadır. Ulusal ve uluslararası mevzuatta belirli bir yükseklik sınırı olmamakla birlikte, uygulama ve denetimlerde genellikle 2 metre ve üzeri yükseklikler düşme riskinin ciddi olarak değerlendirildiği eşik kabul edilmektedir. Ancak düşme riski yalnızca yükseklikle sınırlı değildir; zemin yapısı, çalışma koşulları, ekipman yeterliliği ve çevresel faktörler düşme tehlikesinin boyutunu belirleyen temel parametrelerdir.

Yüksekte çalışma İSG açısından kritik bir konudur çünkü düşme, tüm dünyada iş kazası ölümlerinin önde gelen nedenlerinden birini oluşturmaktadır. Türkiye'de SGK istatistiklerine göre yıllık iş kazası ölümlerinin yaklaşık yüzde 40'ı yüksekten düşme kaynaklıdır. Bu oran, yüksekte çalışma güvenliğinin sıradan bir önlem değil, hayati bir gereklilik olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Düşme Riskinin Sektörel Dağılımı

Yüksekte çalışma ve düşme riski birçok sektörde farklı yoğunluklarda karşılaşılan bir tehlikedir. İnşaat sektörü, yüksekten düşme kazalarında birinci sırada yer alır ve iskele çalışması, çatı kaplama, cephe montajı ve betonarme işleri en riskli faaliyetler arasında sayılır. Enerji ve telekomünikasyon sektörlerinde direk ve kulenin üzerinde yapılan bakım-onarım işleri, gıda ve kimya endüstrisinde tank ve silo temizliği, lojistik sektöründe raf üstü malzeme yerleştirme ve havalimanlarında uçak bakım faaliyetleri diğer öne çıkan riskli çalışma alanlarıdır. Her sektörde düşme riskinin niteliği farklı olduğundan, risk değerlendirmesi çalışmaları sektörel özellikleri merkeze alarak yürütülmelidir.

6331 Sayılı Kanun ve Yüksekte Çalışma Mevzuatı

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin çalışanın can güvenliğini sağlama yükümlülüğünü genel olarak düzenlerken, yüksekte çalışmaya ilişkin özel hükümler ilgili yönetmeliklerde ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Bu mevzuat çerçevesi, işverenin alması gereken önleyici tedbirleri ve uyması gereken standartları belirlemektedir.

İş Ekipmanları Yönetmeliği ve Yüksekte Çalışma

İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği, yüksekte çalışmada kullanılan ekipmanların seçimi, kullanımı, bakımı ve periyodik kontrolü konusunda ayrıntılı düzenlemeler içermektedir. Bu yönetmeliğe göre işveren, yüksekte çalışmada kullanılan iş ekipmanının çalışana uygun olmasını, işin niteliğine göre seçilmesini ve güvenli kullanım koşullarını sağlamakla yükümlüdür. Yönetmelik kapsamında yüksekte çalışma ekipmanları; kişisel korunma donanımları, güvenlik halatları, düşmeyi sınırlayıcı sistemler, iskeleler ve seyyar platformlar olarak sınıflandırılmaktadır.

Yüksekte Çalışma Yönetmeliği Hükümleri

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın yüksekte çalışma ile ilgili yönetmelik hükümleri, düşmeyi önleyici tedbirlerin öncelikli olduğunu vurgular. Buna göre işveren, düşme riskini ortadan kaldırmak için önce toplu korunma önlemlerini almalı; bu mümkün değilse kişisel korunma önlemlerine başvurmalıdır. Toplu korunma önlemleri arasında korkuluk sistemleri, güvenlik ağları ve düşmeyi sınırlayıcı platformlar yer alırken, kişisel korunma önlemleri arasında güvenlik kemeri, lanyard ve düşme durdurucu sistemler bulunmaktadır. 6331 sayılı kanun kapsamında bu önlemlerin alınmaması, ağır kusur ve idari para cezası yaptırımına neden olabileceği gibi kazaya neden olması halinde cezai sorumluluk da doğurabilir.

Yüksekte Çalışmada Risk Değerlendirmesi

Yüksekte çalışmada risk değerlendirmesi, düşme tehlikesini sistematik olarak tanımlama, analiz etme ve kontrol altına alma sürecidir. Bu süreç, işverenin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesinin yanı sıra çalışan güvenliğini sağlamanın en etkili aracıdır.

Düşme Tehlikesinin Belirlenmesi

Düşme tehlikesinin belirlenmesi, çalışma ortamının kapsamlı incelenmesiyle başlar. Bu incelemede; çalışma yüksekliği, zemin yapısı ve kayganlığı, kenar açıklıkları, çatı geçiş noktaları, asma yük ve vinç hareket alanları, hava koşulları ve rüzgâr etkisi, aydınlatma yeterliliği ve yetersiz ergonomik koşullar gibi faktörler değerlendirilir. Tehlike tanımlama sürecinde geçmiş kazaların analizi, çalışan bildirimleri ve saha gözlemleri birlikte kullanılarak kapsamlı bir tehlike envanteri oluşturulur.

Risk Matrisi ve Önceliklendirme

Belirlenen her tehlike kaynağı için olasılık ve şiddet puanlaması yapılarak risk matrisi oluşturulur. Yüksekte çalışmada düşme riski genellikle yüksek olasılıklı ve yüksek şiddetli bir risk olarak değerlendirildiğinden, risk değerlendirmesinde bu tehlikenin kabul edilebilir seviyeye indirilmesi için acil önlem planlanması gerekir. Risk matrisi sonucunda belirlenen öncelik sırasına göre;toplu korunma sistemleri, iş organizasyonu değişiklikleri, kişisel korunma donanımları (KKD) ve acil durum prosedürleri gibi tedbirler hiyerarşik olarak planlanır.

Toplu Korunma ve Düşmeyi Önleyici Sistemler

İSG mevzuatında ve uluslararası standartlarda kişisel korunmadan önce toplu korunma önlemlerinin alınması esastır. Toplu korunma sistemleri, tüm çalışanları aynı anda koruyan ve düşme riskini kaynağında kontrol altına alan tedbirlerdir.

Korkuluk Sistemleri ve Kenar Korumaları

Korkuluk sistemleri, düşme riskini barındıran platform kenarları, çatı açıklıkları ve asma kat sınırları boyunca kurulması gereken birincil korunma tedbiridir. TS EN 13374 standardına göre korkuluklar; üst korkuluk, ara korkuluk ve süpürme tahtasından oluşmalı, belirli yük dayanımlarını karşılamalı ve çalışanın bilerek ya da bilmeyerek geçemeyeceği bir tasarım sunmalıdır. Geçici korkuluk sistemleri, inşaat ve bakım-onarım faaliyetlerinde kullanılan taşınabilir çözümlerdir ve sabit korkuluklar kadar dayanıklı ve güvenli olmalıdır.

Güvenlik Ağları ve Düşmeyi Sınırlayıcı Platformlar

Güvenlik ağları, yüksekten düşen bir kişiyi yakalayarak yaralanmayı önleyen veya en aza indiren toplu korunma sistemleridir. TS EN 1263-2 standardına göre tasarlanan güvenlik ağları; ağ boyutu, mesh genişliği, kenar halat sağlamlığı ve bağlantı noktası dayanımı açısından sertifikalı olmalıdır. Ağlar, düşme yüksekliğine ve çalışma alanı genişliğine uygun olarak monte edilmeli ve düzenli aralıklarla kontrol edilmelidir. Düşmeyi sınırlayıcı platformlar ise düşme mesafesini kısıtlayan ve çalışanın güvenli bir yüzeye düşmesini sağlayan yapısal çözümlerdir.

Kişisel Korunma Donanımları ve Düşme Durdurucu Sistemler

Toplu korunma önlemlerinin uygulanamadığı veya yetersiz kaldığı durumlarda kişisel korunma donanımlarına başvurulması zorunludur. Yüksekte çalışmada kullanılan KKD sistemleri, düşme durdurucu sistemler olarak adlandırılır ve belirli standartlara uygun olarak tasarlanmış, sertifikalandırılmış ve periyodik kontrolleri yapılmış olmalıdır.

Yüksekte çalışmada kişisel korunma donanımı ve düşme durdurucu sistem - güvenlik kemeri, lanyard ve bağlantı noktası uygulaması

Güvenlik Kemeri ve Lanyard Seçimi

Güvenlik kemeri, düşme anında çalışanın vücudunu dağıtılmış bir şekilde tutarak yaralanma riskini minimize eden temel KKD bileşenidir. TS EN 361 standardına göre tam vücut kemerleri, omuz ve bacak askılarından oluşan bir tasarım sunmalı ve düşme kuvvetini vücut üzerine dengeli olarak dağıtmalıdır. Lanyard, kemeri bağlantı noktasına bağlayan bir sapan olup sabit uzunluklu veya şok emici tipte üretilebilir. Düşme yüksekliğinin 2 metreyi aştığı durumlarda şok emici lanyard kullanımı zorunludur; bu donanım, düşme anında açılarak kuvveti sönümler ve vücut üzerine binen darbe kuvvetini 6 kN'nın altında tutar.

Bağlantı Noktaları ve Ankraj Sistemleri

Düşme durdurucu sistemin etkinliği, bağlantı noktasının güvenilirliğine bağlıdır. Ankraj noktası, en az 12 kN taşıyabilen, TS EN 795 standardına uygun bir yapıya sahip olmalıdır. Geçici ankraj noktaları, yapısal çelik elemanlar, betonarme ankrajlar veya özel ankraj slaytları olabilir; ancak her durumda yetkili bir kişi tarafından kurulmuş ve test edilmiş olmalıdır. Yaşam hattı sistemleri, birden fazla çalışanın aynı hat boyunca hareket edebilmesini sağlayan ve her noktada güvenli bağlantı imkânı sunan ankraj çözümleridir.

İskele ve Seyyar Platformlarda Güvenlik

İskeleler, yüksekte çalışmada en yaygın kullanılan geçici yapı elemanlarıdır. İskele güvenliği, kurulum, kullanım ve söküm aşamalarının tamamında İSG standartlarına uygun olarak yönetilmelidir.

İskele Kurulum ve Denetim Standartları

İskele kurulumu, TS EN 12810 ve TS EN 12811 standartlarına uygun olarak yetkili iskele kurucusu tarafından gerçekleştirilmelidir. İskelede kullanılan malzemelerin sertifikalı, hasarsız ve standartlara uygun olması şarttır. İskele kurulduktan sonra ilk denetim, yetkili iskele denetçisi tarafından yapılmalı ve denetim sonucu yazılı olarak belgelenmelidir. Sonraki periyodik denetimler haftalık olarak yapılmalı; fırtına, deprem veya ağır yük taşıma sonrası ek denetim gerçekleştirilmelidir. İskele kullanımında taşıma kapasitesi aşılımamalı, çalışma platformu tam kaplamalı ve korkuluk sistemi eksiksiz olmalıdır.

Seyyar İş Platformları ve Mafsallı Vinç Kafesleri

Seyyar iş platformları (MEWP - Mobile Elevating Work Platform), yüksekte çalışmada esnek ve hızlı erişim sağlayan ekipmanlardır. Bu platformların kullanımında operatörün eğitim belgesi sahip olması, platformun periyodik kontrolünün yapılmış olması ve iş alanında zemin dayanımının platform yükünü taşıyabilecek kapasitede bulunması gerekmektedir. Mafsallı vinç kafesli platformlarda ekstra dikkat gerekli olup, rüzgâr hızı 12.5 m/s'yi aştığında çalışma durdurulmalıdır. İSG eğitimleri kapsamında seyyar platform operatörlerine özel eğitim verilmesi yasal bir zorunluluktur.

Çatı Çalışmalarında Düşme Riski ve Önlemler

Çatı çalışmaları, yüksekte çalışmanın en riskli alt sınıflarından birini oluşturur. Çatıda hareket, yüzey koşulları, eğim ve kenar açıklıkları düşme riskini artıran faktörlerdir. Çatı çalışmalarda uygulanacak güvenlik tedbirleri, çatı tipine ve eğim derecesine göre değişiklik gösterir.

Eğimli ve Düz Çatılarda Güvenlik Yaklaşımları

Düz çatılarda kenar korkulukları, güvenlik ağları ve çatı ızgaraları birincil korunma tedbirleri olarak uygulanır. Eğimli çatılarda ise çatı merdiveni, çatı kancası ve düşme durdurucu sistemler birlikte kullanılır. Eğim derecesi 20 derecenin üzerinde olan çatılarda çalışma yapılmaması veya özel donanım kullanılması önerilir. Her iki çatı tipinde de çatı geçiş yolları belirlenmeli, kırılan çatı ışıklıkları ve açıklıklar kapatılmalı ve hava koşulları çalışma izin sürecinde değerlendirilmelidir.

Çatı Çalışma İzin Sistemi

Çatı çalışmalarında izin sistemi, çalışma öncesi ve çalışma süresince düşme riskinin kontrol altında tutulmasını sağlayan bir yönetim aracıdır. Çalışma izni; çalışanın yetkinlik belgesini, kullanılacak ekipmanın denetim durumunu, hava koşullarını ve acil durum planını kapsamalıdır. İzin verilmeyen çalışmalar başlatılamaz ve izin süresi dolduğunda çalışma durdurularak yeniden değerlendirme yapılmalıdır.

Yüksekte Çalışmada Eğitim ve Yetkinlik

Eğitim, yüksekte çalışmada düşme riskini azaltmanın en temel araçlarından biridir. 6331 sayılı kanun ve ilgili yönetmelikler, yüksekte çalışacak personelin özel eğitim almasını zorunlu kılmaktadır.

Yüksekte Çalışma Eğitim İçeriği

Yüksekte çalışma eğitiminde; düşme tehlikesinin tanınması, risk değerlendirmesi sonuçları, toplu ve kişisel korunma donanımlarının doğru kullanımı, güvenlik kemeri giyilmesi ve ayarlanması, bağlantı noktası seçimi ve ankraj kuralları, düşme durdurucu sistemlerin denetimi, acil durum prosedürleri ve kurtarma planı, yangın ve acil durum ile yüksekte çalışmanın kesişen riskleri ve yasal yükümlülükler yer almalıdır. Eğitimler teorik ve pratik bölümlerden oluşmalı, çalışanların ekipman kullanımını bizzat deneyimlemesi sağlanmalıdır.

KKD Muayene ve Kullanım Ömrü Takibi

Kişisel korunma donanımlarının kullanım ömrü ve muayene takibi, düşme güvenliğinin devamlılığı için kritik öneme sahiptir. Her kullanım öncesi görsel muayene, aylık detaylı kontrol ve yıllık yetkili muayene zorunluluğu bulunmaktadır. Üretici tarafından belirlenen kullanım ömrü sona eren ekipmanlar kesinlikle kullanılmamalı ve imha edilmelidir. Düşme olayında kullanılmış bir lanyard veya güvenlik kemeri, hasar görmediyse bile üretici onayı olmadan tekrar kullanılmamalıdır. Periyodik muayene kayıtları İSG dosyasında saklanmalı ve denetim anında ibraz edilmeye hazır bulundurulmalıdır.

Acil Kurtarma ve Düşme Sonrası Müdahale

Düşme olayında hızlı ve doğru müdahale, hayat kurtaran bir faktördür. Askıda kalma sendromu, düşme sonrası kişinin güvenlik kemeri ile askıda kaldığı durumda gelişen ve kan dolaşımının bozulmasıyla ortaya çıkan hayati tehlike oluşturan bir durumdur. Askıda kalma sendromu, 15-30 dakika içinde ölümcül olabilir; bu nedenle acil kurtarma planının önceden hazırlanmış ve tatbikat edilmiş olması şarttır.

Yüksekte çalışmada acil kurtarma ve askıda kalma sendromu müdahalesi - İSG ekibi kurtarma tatbikatı

Askıda Kalma Sendromu ve Kurtarma Planı

Askıda kalma sendromu, venöz dönüşün engellenmesi sonucu beyne yeterli kan gitmemesiyle oluşan bir şok tablosudur. Belirtiler arasında baş dönmesi, mide bulantısı, bayılma ve nabıssızlık sayılabilir. Kurtarma planı; düşme anında alarm mekanizmasının devreye girmesi, kurtarma ekibinin hızla müdahalesi, çalışanın güvenli zemine indirilmesi ve ilk yardım uygulamasını kapsamalıdır. Kurtarma ekibi, yüksekte kurtarma teknikleri konusunda eğitimli ve tatbikatlı olmalıdır. Acil durum planı hazırlanırken yüksekte çalışma senaryoları mutlaka dahil edilmelidir.

Yüksekte Çalışmada İşverenin Yasal Yükümlülükleri

Yüksekte çalışmada işverenin yasal yükümlülükleri, 6331 sayılı kanunun genel önlem alma ilkesi çerçevesinde kapsamlı bir sorumluluk alanı oluşturmaktadır. İşveren, yüksekte çalışmanın planlanmasından uygulanmasına, ekipman temininden eğitime, denetimden kurtarma tatbikatına kadar tüm süreçleri yönetmekle yükümlüdür.

İşveren Sorumluluk Alanları

İşverenin yüksekte çalışmadaki sorumluluk alanları arasında; çalışma öncesi risk değerlendirmesinin yapılması, toplu korunma önlemlerinin öncelikli olarak planlanması, kişisel korunma donanımlarının sertifikalı ve standartlara uygun olarak temin edilmesi, çalışanların eğitim ve yetkinlik belgesi sahibi olmasının sağlanması, çalışma izin sistemi kurulması ve uygulanması, periyodik kontrol ve muayene programının yürütülmesi, acil kurtarma planı ve tatbikatların düzenlenmesi ve İSG profesyonelleri ile işbirliği yapılması yer almaktadır. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, idari para cezası ve işin durdurulması gibi yaptırımlara neden olabileceği gibi kazaya neden olması durumunda cezai sorumluluk da doğurabilir. Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansı'nın (EU-OSHA) yayımladığı yönergelere göre de işverenin düşme riskini sıfıra indirecek veya kabul edilebilir seviyeye düşürecek tedbirleri alması temel beklentidir.

Çalışan Hak ve Yükümlülükleri

Yüksekte çalışmada çalışanların da hak ve yükümlülükleri bulunmaktadır. Çalışanlar; kendilerine sağlanan KKD'yi doğru kullanmak, eğitim aldıklarını belgelemek, ekipmanlarını kullanım öncesi görsel muayene etmek, tespit ettiği riskleri işverene bildirmek ve çalışma izni kurallarına uymakla yükümlüdür. Aynı zamanda çalışanlar, ağır cebri şartlar altında bile güvenlik önlemlerini ihmal etmemeli ve tehlikeli durumlarda çalışmayı reddetme hakkını kullanmalıdır. Mevzuat kapsamında çalışanın güvenli çalışma hakkı, işverenin her türlü önleyici tedbiri almasının önkoşulu olarak kabul edilmektedir.

Sonuç ve ZER İSG Uzman Desteği

Yüksekte çalışma ve düşmeden korunma, iş sağlığı ve güvenliğinin en kritik alanlarından birini oluşturur. Düşme riskinin yüksek olasılıklı ve yüksek şiddetli bir tehlike olması, bu konuda kapsamlı risk değerlendirmesi, doğru ekipman seçimi, düzenli eğitim ve acil kurtarma planlaması yapılmasını zorunlu kılmaktadır. İşverenlerin toplu korunma öncelikli yaklaşımı benimsemesi, sertifikalı KKD kullanılması, periyodik kontrollerin aksatılmaması ve çalışanların yetkinlik belgesi sahibi olması yasal yükümlülüklerin yanı sıra insan hayatını korumanın da gereğidir.

ZER İSG olarak, yüksekte çalışma ve düşmeden korunma konusunda işverenlere kapsamlı danışmanlık hizmeti sunuyoruz. Risk değerlendirmesi hazırlama, İSG hizmetleri kapsamında eğitim programları oluşturma, acil durum planı hazırlama ve periyodik denetim süreçleriyle işyerinizin yüksekte çalışma güvenliğini garanti altına alıyoruz. Saha denetimlerimiz ve uzman kadromuzla yüksekte çalışma risklerini en aza indirmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Ara WhatsApp Teklif