İSG Makaleleri19 Mayıs 20268 dk okuma

İşyerinde Konfeksiyon ve Tekstil Sektöründe İSG: Risk Değerlendirmesi, Yasal Yükümlülükler ve Uygulama Rehberi

İşyerinde Konfeksiyon ve Tekstil Sektöründe İSG: Risk Değerlendirmesi ve Uyum Rehberi | ZER OSGB

İşyerinde Konfeksiyon ve Tekstil Sektöründe İSG Neden Kritik Öneme Sahiptir?

Türkiye, dünya genelinde tekstil ve konfeksiyon üretiminde önde gelen ülkelerden biri olup, bu sektör milyonlarca çalışana istihdam sağlamaktadır. Ancak sektörün yoğun emek gerektiren yapısı, makine ve kimyasal madde kullanımının yaygınlığı, uzun çalışma saatleri ve mevsimsel üretim baskısı gibi faktörler, iş sağlığı ve güvenliği (İSG) açısından ciddi riskler barındırmaktadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre tekstil sektöründe her yıl binlerce iş kazası bildirilmekte ve meslek hastalığı vakalarının önemli bir kısmı bu sektörde çalışılan ortam koşullarından kaynaklanmaktadır. ÇSGB tarafından yayımlanan Tekstil Sektörü İSG Yönetim Sistemi Rehberi, sektör özgü riskleri ve yönetim stratejilerini detaylı olarak ele almaktadır.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında tüm işverenler, çalışanın sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup; tekstil ve konfeksiyon sektöründe bu yükümlülüğün kapsamı özellikle geniştir. Dikiş makinesi kesikleri, iğne batması, gürültü kaynaklı işitme kaybı, kimyasal maruziyet, toz ve elyaf solunumu, ergonomik sorunlar ve yangın riskleri gibi çok çeşitli tehlike kaynakları barındıran bu sektörde, etkin bir İSG yönetim sistemi kurmak yalnızca yasal zorunluluk değil, aynı zamanda işletmenin sürdürülebilirliği için stratejik bir gerekliliktir.

İşyerinde konfeksiyon ve tekstil sektörü İSG: dikiş makinesi, gürültü, kimyasal maruziyet ve ergonomi risk yönetimi
Konfeksiyon ve tekstil sektöründe İSG risk değerlendirmesi yapılması 6331 sayılı Kanun kapsamında işverenin yasal yükümlülüğüdür.

Tekstil ve Konfeksiyon Sektöründeki Temel İSG Riskleri

Tekstil ve konfeksiyon sektöründeki riskler, üretim sürecinin her aşamasında farklı şekillerde ortaya çıkar. Hammadde hazırlama, iplik eğirme, dokuma, örme, boyama, terbiye, kesim, dikim ve son kalite kontrol süreçlerinin her biri kendine özgü tehlikeler içerir. Bu risklerin doğru tanımlanması ve sınıflandırılması, etkin bir İSG yönetim sistemi kurmanın ilk adımıdır.

Mekanik ve Fiziksel Riskler

Sektörde en yaygın karşılaşılan risk grubu mekanik ve fiziksel risklerdir. Dikiş makinesi iğneleri ve pres kesim makineleri kaynaklı kesik ve batma yaralanmaları, konfeksiyon sektöründe en sık bildirilen iş kazası türlerinden biridir. Ayrıca dokuma tezgahlarında el sıkışması, bobin ve masuralara takılma, dönen aksamlara kapılma gibi mekanik tehlikeler de yaygındır. Pres makinelerinde koruyucu sistemlerin eksik veya devre dışı olması, ciddi el ve parmak yaralanmalarına yol açabilir.

Fiziksel riskler kapsamında gürültü öne çıkar. Dokuma tezgahları, iplik eğirme makineleri ve terbiye üniteleri yüksek ses seviyelerinde çalışır. Uzun süreli gürültü maruziyeti, kalıcı işitme kaybına neden olabilir. Sektörde gürültü seviyesi genellikle 85 dB(A) üzeri olup, İSG mevzuatında öngörülen gürültü ölçümü ve korunma önlemleri hayati önem taşır.

Kimyasal Riskler ve Maruziyet

Boyama, ağartma, apre ve yıkama süreçleri yoğun kimyasal madde kullanımını gerektirir. Reaktif boyalar, asitler, alkaliler, ağartıcılar, formaldehit bazlı apre maddeleri ve çeşitli solventler, çalışanların deri yoluyla, solunum yoluyla veya yutma yoluyla maruz kalabileceği kimyasal riskler oluşturur. Tekstil sektöründe kullanılan kimyasalların bir kısmı kanserojen, mutajenik veya üreme için toksik (CMR) sınıfında yer alır ve bu maddelerin GHS sınıflandırması ve SDS belgelendirmesi zorunludur.

Ayrıca tekstil elyaf ve tozlarının solunması, özellikle pamuk tozu (bissinozis), yün tozu ve sentetik elyaf tozu maruziyeti, meslek hastalıkları açısından önemli bir risk faktörüdür. Bissinozis, pamuk işçilerinde görülen karakteristik bir akciğer hastalığı olup, tekstil sektörü için en bilinen meslek hastalıklarından biridir.

Ergonomik ve Psikososyal Riskler

Konfeksiyon sektöründe uzun saatler boyunca oturarak çalışma, tekrarlayan el-kol hareketleri ve zorlanmış vüut pozisyonları, kas-iskelet sistemi hastalıklarına yol açar. Boyun, omuz, sırt ve bel ağrıları sektör çalışanlarının en sık şikâyet ettiği sağlık sorunlarındandır. Dikiş operatörlerinin %70’inden fazlasında ergonomik kaynaklı kas-iskelet sistemi şikâyetleri bildirilmiştir.

Psikososyal riskler de sektörde ihmal edilemeyecek boyuttadır. Mevsimsel sipariş baskısı, yoğun mesai, piece-rate (parça başı ücret) sisteminden kaynaklanan hızlı çalışma baskısı ve iş güvencesizliği, çalışan stres düzeyini artırır. Bu faktörler yalnızca psikolojik sağlık üzerinde olumsuz etki yapmakla kalmaz, aynı zamanda dikkat azalması ve hata artışı yoluyla iş kazası riskini de yükseltir.

Yangın ve Patlama Riskleri

Tekstil ve konfeksiyon sektörü, yanıcı malzeme yoğunluğu nedeniyle yangın riskinin en yüksek olduğu sektörlerden biridir. Pamuk, iplik, kumaş ve elyaf gibi yanıcı maddelerin depolanması, üretim alanlarındaki toz birikimi, boyahane solvent buharları ve elektrik tesisatından kaynaklanan kıvılcımlar, yangın ve patlama risklerini önemli ölçüde artırır. Tekstil tozlarının belirli konsantrasyonlarda patlayıcı ortam oluşturabileceği unutulmamalıdır.

6331 Sayılı Kanun Kapsamında İşveren Yükümlülükleri

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, tekstil ve konfeksiyon sektöründeki işverenlere aşağıdaki yükümlülükleri getirir:

  • Risk değerlendirmesi: İşyerindeki tüm tehlikeleri tanımlayarak risk boyutunu belirlemek ve kontrol önlemlerini planlamak. Tekstil sektöründe risk değerlendirmesi, üretim sürecinin her aşamasını kapsamalıdır.
  • İSG hizmeti alma: 50’den az çalışanı olan tehlikeli sınıftaki işyerleri dahil, tekstil sektöründeki tüm işverenler OSGB veya işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı istihdam etmek zorundadır.
  • İSG eğitimi: Çalışanlara işe başlamadan önce ve periyodik olarak İSG eğitimi vermek. Tekstil sektöründeki eğitimler makine güvenliği, kimyasal maruziyet, gürültü, ergonomi ve yangın güvenliğini kapsamalıdır.
  • Sağlık gözetimi: İşe giriş ve periyodik sağlık muayenelerini yaptırmak. Tekstil sektöründe odyometrik muayene, akciğer grafisi ve solunum fonksiyon testleri özellikle önemlidir.
  • Acil durum planı: Yangın, patlama ve kimyasal sızıntı senaryolarını içeren acil durum planı hazırlamak ve yılda en az bir kez tatbikat yapmak.
  • KKD sağlamak: Gürültülü ortamlarda kulak koruyucu, tozlu alanlarda solunum koruyucu, boyahanelerde eldiven ve gözlük, kesim alanlarında el koruyucu gibi uygun kişisel koruyucu donanımları ücretsiz sağlamak.
  • İş ekipmanı güvenliği: Dikiş makinesi, pres, dokuma tezgahı ve diğer iş ekipmanlarının periyodik kontrollerini yaptırmak ve güvenli çalışma koşullarını sağlamak.

Tekstil Sektöründe Risk Değerlendirmesi ve Kontrol Önlemleri

Tekstil ve konfeksiyon sektöründe risk değerlendirmesi, üretim sürecinin her aşamasını kapsayan bütüncül bir yaklaşım gerektirir. Risk değerlendirmesi yapılırken tehlike tanımlama, risk analizi ve kontrol tedbirleri belirlenmesi adımları sırasıyla izlenmelidir.

Makine ve Ekipman Güvenliği

Dikiş makinelerinde iğne koruyucu, pres makinelerinde iki el kumanda sistemi veya fotoelektrik koruyucu, dokuma tezgahlarında muhafaza ve acil durdurma düğmesi gibi makine koruyucu sistemleri zorunludur. İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği kapsamında tüm tekstil makinelerinin periyodik kontrolleri yaptırılmalı ve güvenirlik belgeleri alınmalıdır. Özellikle pres makinelerinde koruyucu sistemin devre dışı bırakılmasını engelleyen interlok mekanizmaları kritik güvenlik unsuru olarak değerlendirilmelidir.

Gürültü ve Titreşim Kontrolü

Gürültü maruziyetinin sınır değerlere düşürülmesi için öncelikle kaynağında kontrol önlemleri alınmalıdır. Dokuma tezgahlarında titreşim izolasyonlu ayaklar, iplik makinelerinde akustik kabinler ve genel üretim alanında akustik panel uygulamaları etkili gürültü azaltma yöntemleridir. 85 dB(A) üstü gürültü seviyelerinde çalışanlara kulak koruyucu sağlanması ve gürültülü alanların işaretleme ile belirtilmesi yasal zorunluluktur. Titreşim maruziyeti açısından da değerlendirme yapılmalı ve gerekirse titreşim azaltıcı önlemler alınmalıdır.

Kimyasal Maruziyet Yönetimi

Boyahane ve terbiye ünitelerinde kimyasal maruziyetin kontrolü, hiyerarşik yaklaşım ile sağlanmalıdır. Öncelikle tehlikeli kimyasalların daha az tehlikeli alternatiflerle değiştirilmesi (ikame) değerlendirilmelidir. İkame mümkün değilse, kapalı sistem kullanımı, lokal egzoz havalandırma ve uygun kişisel koruyucu donanım (KKD) ile maruziyet sınır değerlerin altına düşürülmelidir. Tüm kimyasalların Güvenlik Bilgi Formları (SDS) işyerinde bulundurulmalı ve çalışanlar kimyasal tehlikeler hakkında eğitilmelidir. Ayrıca boyahane ve terbiye alanlarında ortam ölçümleri yaptırılarak maruziyet seviyeleri belgelenmelidir.

Toz ve Elyaf Maruziyet Kontrolü

Pamuk tozu, yün tozu ve sentetik elyaf tozu maruziyetini azaltmak için etkili lokal egzoz havalandırma sistemleri kurulmalı, toz birikimine neden olabilecek yüzeyler düzenli olarak temizlenmeli ve ıslak temizlik yöntemleri tercih edilmelidir. Özellikle hallaç, tarak ve çerçü bölümlerinde toz konsantrasyonu yüksek olduğundan, bu alanlarda solunum koruyucu kullanımı zorunlu olup ortam toz ölçümleri periyodik olarak yaptırılmalıdır. Bissinozis gelişimini önlemek için pamuk tozu maruziyet sınır değerlerine uyulması kritik öneme sahiptir.

Ergonomik Düzenlemeler

Konfeksiyon sektöründe ergonomik düzenlemeler, çalışan sağlığını korumak ve verimliliği artırmak için vazgeçilmezdir. Ayarlanabilir dikiş makinesi masaları, uygun oturma düzeni, periyodik mola saatleri ve iş rotasyonu uygulamaları kas-iskelet sistemi hastalıklarını önlemede etkilidir. Ayrıca dikim operatörleri için el bilekleri destekleyen ergonomik araçlar ve anti-fatigue minderler kullanılmalı, monoton hareketlerin yarattığı tekrarlayan zorlanma yaralanmalarına karşı iş zenginleştirme ve iş genişletme stratejileri uygulanmalıdır.

OSGB Hizmetlerinin Tekstil Sektöründeki Rolü

Tekstil ve konfeksiyon sektöründeki işverenler, İSG hizmetlerini Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) aracılığıyla alabilirler. OSGB’ler, işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personeli istihdam ederek sektör özgü ihtiyaçlara yönelik kapsamlı İSG hizmetleri sunar. ZER OSGB olarak tekstil ve konfeksiyon sektörüne özel İSG çözümleri geliştirmekteyiz.

OSGB hizmetleri kapsamında tekstil sektörüne sunulan temel hizmetler şunlardır:

  • Risk değerlendirmesi: Üretim süreçlerine özel tehlike tanımlama ve risk analizi
  • Periyodik sağlık muayeneleri: İşe giriş muayenesi, odyometrik muayene, akciğer grafisi, solunum fonksiyon testi ve periyodik muayeneler
  • İSG eğitimleri: Makine güvenliği, kimyasal güvenlik, gürültü ve toz maruziyeti, ergonomi, yangın güvenliği ve acil durum eğitimleri
  • Ortam ölçümleri: Gürültü, toz, kimyasal madde ve aydınlatma ölçümleri
  • Acil durum planı: Sektöre özgü acil durum planı hazırlama ve tatbikat organizasyonu
  • İSG kurulu desteği: 50 ve üzeri çalışanı olan işyerlerinde İSG kurulu kurulması ve toplantı süreçlerinin yönetimi

Tekstil ve Konfeksiyon Sektöründe İSG Uyum Süreci

Tekstil ve konfeksiyon sektöründe İSG uyum süreci, işletmenin büyüklüğü, üretim sürecinin karmaşıklığı ve tehlike sınıfına göre şekillenir. Sektördeki işyerlerinin büyük kısmı çok tehlikeli veya tehlikeli sınıfta yer aldığından, İSG hizmeti alma zorunluluğu kapsamına girmektedir. Uyum sürecinin temel adımları şöyledir:

  • 1. Mevcut durum analizi: İşyerinin İSG açısından mevcut durumunun tespit edilmesi, eksikliklerin belirlenmesi ve önceliklendirilmesi
  • 2. Risk değerlendirmesi: Tüm üretim süreçleri için tehlike tanımlama ve risk analizinin yapılması
  • 3. Kontrol önlemlerinin uygulanması: Belirlenen risklerin azaltılmasına yönelik tedbirlerin hayata geçirilmesi
  • 4. Eğitim ve bilgilendirme: Çalışanlara İSG konularında eğitimler verilmesi ve sürekli bilgilendirme sağlanması
  • 5. Sağlık gözetimi: İşe giriş ve periyodik muayenelerin düzenlenmesi ve sağlık takiplerinin yapılması
  • 6. Dokümantasyon ve kayıt: Tüm İSG faaliyetlerinin belgelenmesi ve kayıt altına alınması
  • 7. Sürekli iyileştirme: İSG performansının izlenmesi, denetlenmesi ve iyileştirilmesi

Sektörel İSG İstatistikleri ve Öğrenilen Dersler

Tekstil ve konfeksiyon sektöründe İSG performansını iyileştirmek için sektörel verilerin analizi büyük önem taşır. Türkiye’de tekstil sektöründe 2011-2020 yılları arasında her 100 çalışan başına iş kazası oranı sürekli artış eğilimi göstermiştir. Özellikle 2020 yılında her 100 çalışan başına 2 iş kazası bildirilirken, projeksiyonlar bu oranın 2025 yılında 4’e yükseleceğini göstermektedir. Sektördeki iş kazası eğilimlerine ilişkin detaylı akademik analiz Türkiye Tekstil Sektörü İş Kazalarının Eğilim ve Gelecek Perspektifleri (2011-2020) başlıklı araştırmada yer almaktadır. Bu veriler, sektörde İSG önlemlerinin acilen güçlendirilmesi gerektiğinin açık bir göstergesidir.

Sektörde en sık karşılaşılan iş kazası türleri arasında kesik ve yaralanmalar, iğne batması, makineya sıkışma, düşme ve kayma yer alır. Meslek hastalıkları açısından ise bissinozis, kontakt dermatit, işitme kaybı ve kas-iskelet sistemi hastalıkları ön plana çıkar. Bu verilere dayanarak, tekstil sektöründe İSG yatırımlarının öncelikli olarak makine güvenliği, kimyasal maruziyet kontrolü, gürültü yönetimi ve ergonomik düzenlemelere yönelmesi gerektiği açıktır.

Sonuç ve Öneriler

Tekstil ve konfeksiyon sektörü, Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olup, bu sektördeki İSG uygulamalarının etkinliği yalnızca çalışan sağlığını değil, işletmenin rekabet gücünü ve sürdürülebilirliğini de doğrudan etkiler. 6331 sayılı Kanun kapsamındaki yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirilmesi, risk değerlendirmesinin üretim sürecinin her aşamasını kapsayacak şekilde yapılması ve sürekli iyileştirme kültürünün benimsenmesi, sektörde İSG performansını artırmanın temel yollarıdır.

ZER OSGB olarak tekstil ve konfeksiyon sektörüne özel İSG danışmanlık hizmetleri sunmaktayız. Sektörün kendine özgü risklerini tanıyan, mevzuata tam uyumlu ve uygulanabilir çözümler geliştiren ekibimiz, işletmenizin İSG süreçlerini baştan sona yönetmektedir. Risk değerlendirmesi, sağlık gözetimi, eğitim, ortam ölçümü ve acil durum planlaması konularında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.