İSG Makaleleri21 Mayıs 202611 dk okuma

İşyerinde Nano Malzeme ve Nanoteknoloji Maruziyeti: İSG Risk Değerlendirmesi ve Yasal Yükümlülükler

İşyerinde Nano Malzeme ve Nanoteknoloji Maruziyeti: İSG Risk Değerlendirmesi ve Yasal Yükümlülükler

Nano Malzeme ve Nanoteknoloji Nedir?

Nanoteknoloji, maddelerin 1 ila 100 nanometre (nm) boyut aralığında manipüle edilmesini ve bu ölçekte özgün fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklere sahip malzemelerin geliştirilmesini kapsayan disiplinler arası bir alandır. Bir nanometre, metrenin milyarda biri anlamına gelir; insan saç teli yaklaşık 80.000 nm kalınlığındadır. Bu ölçekte maddeler, makroskopik formlarında görülmeyen benzersiz özellikler sergiler: daha yüksek yüzey alan/hacim oranı, artmış reaktivite, kuantum etkileri ve değişmiş optik, manyetik veya elektriksel davranışlar.

Günümüzde nanomalzemeler çok çeşitli endüstriyel sektörlerde kullanılmaktadır. Otomotiv ve havacılıkta hafif ve dayanıklı kompozitler, elektronikte nano ölçekli yarı iletkenler, tıpta hedefe yönelik ilaç taşıyıcı sistemler, tekstilde su itici ve antibakteriyel kaplamalar, inşaatta kendi kendini temizleyen yüzeyler, gıda ambalajlamasında oksijen bariyerleri ve enerji sektöründe verimliliği artıran fotovoltaik hücreler nanoteknolojinin somut uygulama alanlarındandır. Türkiye’de de savunma sanayii, otomotiv yan sanayi ve ilaç sektörleri başta olmak üzere nanoteknoloji kullanımı hızla artmaktadır.

Ancak nanomalzemelerin bu benzersiz özellikleri, aynı zamanda benzersiz riskleri de beraberinde getirir. Makroskopik formları nispeten zararsız olan birçok madde, nano ölçekte toksik etki gösterebilir. Nanomalzemelerin küçük boyutları, hücre zarını geçebilmelerine, doku bariyerlerini aşmalarına ve hatta hücre çekirdeğine kadar ulaşmalarına olanak tanır. Bu nedenle nanoteknolojinin işyerlerinde kullanımı, iş sağlığı ve güvenliği açısından özel bir değerlendirme ve yönetim gerektirir.

Nanotüpler ve nanopartiküllerin mikroskobik görünümü, altıgen kafes ve tüp yapılı nano geometriler
Nanomalzemelerin mikroskobik düzeydeki yapıları, karbon nanotüpler ve metal oksit nanopartiküller

İşyerlerinde Nano Malzeme Maruziyeti Nasıl Oluşur?

İşyerlerinde nanomalzemeye maruziyet temel olarak üç yolla gerçekleşir: üretim sürecinde, kullanım aşamasında ve bakım/temizlik işlemleri sırasında. Her bir maruziyet yolu kendi risk profiline sahiptir ve farklı koruyucu önlemler gerektirir.

Üretim Sürecinde Maruziyet

Nanomalzeme üretim tesislerinde maruziyet riski en yüksek düzeydedir. Toz halindeki nanopartiküllerin tartımı, transferi, karıştırılması ve ambalajlanması süreçlerinde aerosol oluşumu kaçınılmazdır. Yüksek enerjili öğütme (top-down yaklaşım), buhar yoğunlaştırma (bottom-up yaklaşım), kimyasal buhar biriktirme (CVD) ve sol-jel yöntemleri gibi üretim teknikleri farklı aerosol karakteristikleri oluşturur. Özellikle kuru toz işleme adımlarında nanopartiküller havaya karışarak solunum yoluyla vücuda giriş sağlar. Sıvı ortamdaki nanopartiküller (süspansiyon veya dispersiyon) buharlaşma veya püskürtme işlemi sırasında havaya geçebilir.

Kullanım Aşamasında Maruziyet

Nanomalzeme içeren ürünlerin işlenmesi, kesilmesi, parlatılması, kaynaklanması veya aşınması sırasında ikincil nanopartikül oluşumu meydana gelir. Örneğin nano kaplamalı bir metalin kaynak işlemi sırasında hem kaynak dumanı hem de nano ölçekte kaplama parçacıkları açığa çıkar. Benzer şekilde, nano takviyeli kompozitlerin mekanik işlenmesinde oluşan talaşlar nano boyutlarda parçacıklar içerebilir. Bu tür ikincil maruziyetler genellikle fark edilmez ve çalışanlar nanopartikül maruziyetinin bilincinde olmadan yüksek risk altında çalışabilir.

Bakım ve Temizlik Sırasında Maruziyet

Üretim ekipmanlarının bakımı, filtre değişimi, reaktör temizliği ve çalışma alanlarının temizlenmesi süreçleri sıklıkla göz ardı edilen yüksek riskli aktivitelerdir. Kuru süpürme, basınçlı hava ile temizleme veya düzensiz silme işlemleri birikmiş nanopartiküllerin yeniden havaya karışmasına neden olur. Nanomalzeme bulaşmış kişisel koruyucu donanımların (KKD) çıkarılması ve taşınması da dolaylı maruziyet kaynağıdır.

Nano Malzemelerin Sağlık Üzerine Etkileri

Nanomalzemelerin sağlık etkileri, parçacığın boyutu, şekli, yüzey kimyası, agregasyon durumu ve doza bağlı olarak önemli farklılıklar gösterir. Mevcut epidemiyolojik veriler sınırlı olmakla birlikte, deneysel çalışmalar ve klinik gözlemler nanomalzemelerin solunum, dolaşım, deri ve sinir sistemi üzerinde ciddi etkilere sahip olabileceğini ortaya koymaktadır.

Solunum Sistemi Etkileri

Solunum yolu, nanomalzemelerin vücuda girişinin en önemli yoludur. 100 nm’den küçük partiküller üst solunum yollarında tutulmadan derin akciğer bölgesine (alveollere) ulaşabilir. Alveoler makrofajlar tarafından yutulan nanopartiküller, oksidatif stres ve enflamasyona yol açar. Kronik enflamasyon, fibrozis, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) ve akciğer kanseri riskini artırır. Tek duvarlı karbon nanotüplerin (SWCNT) asbeste benzer biçimde plöral mezotelyoma riski oluşturabileceğine dair güçlü deneysel kanıtlar bulunmaktadır. Daha fazla bilgi için asbest maruziyeti ve İSG rehberimizi inceleyebilirsiniz. Titanyum dioksit (TiO2) nanopartiküllerinin akciğerde persistan granülomlar oluşturduğu IARC tarafından karsinojenik olarak sınıflandırılmıştır.

Dolaşım Sistemi ve Sistemik Etkiler

Alveollerden kana geçen nanopartiküller sistemik dolaşıma katılarak karaciğer, dalak, böbrekler ve hatta merkezi sinir sistemine ulaşabilir. Bu sistemik dağılım, kardiyovasküler hastalık riskini artırır. Nanopartiküllerin endotel hücrelerinde oksidatif stres oluşturarak aterosklerozu hızlandırdığı, trombosit agregasyonunu artırdığı ve vasküler fonksiyonları bozduğu deneysel olarak gösterilmiştir. Ayrıca nanopartiküllerin hematoensefalik bariyeri geçerek beyin dokusuna ulaşabildiği ve nöroinflamasyona yol açtığı hayvan çalışmalarında tespit edilmiştir.

Deri Etkileri

Nanomalzemelerin deri yoluyla emilimi parçacık boyutu, derinin bütünlüğü ve maruziyet süresine bağlıdır. Sağlam deriden nanopartikül geçişi sınırlı olmakla birlikte, mikroçatlaklar, kesikler veya dermatitli bölgelerden emilim artar. Gümüş nanopartiküllerinin kronik deri maruziyetinin argiria’ya (gümüş birikimi hastalığı) yol açtığı bilinmektedir. Çinko oksit ve titanyum dioksit nanopartikülleri içeren güneş kremlerinin uzun süreli kullanımında deri hücresi hasarı ve oksidatif stres oluştuğuna dair çalışmalar mevcuttur. İmalat süreçlerinde deri maruziyeti özellikle sıvı nanomalzeme süspansiyonları ile çalışanlar için geçerlidir.

Üreme ve Gelişimsel Etkiler

Son yıllarda nanomalzemelerin üreme sistemi üzerindeki etkilerine dair kanıtlar artmaktadır. Nanopartiküllerin testis bariyerini geçebildiği, sperm kalitesini ve motilitesini düşürdüğü, oosit gelişimini olumsuz etkilediği ve endokrin bozucu etki gösterebileceği deneysel verilerle desteklenmektedir. Gebe bireylerde plasenta bariyerini geçen nanopartiküllerin fetal gelişimi etkileme potansiyeli ciddi endişe kaynağıdır.

Türkiye’de Nano Malzeme İçin İSG Mevzuatı ve Yasal Çerçeve

Türkiye’de nanomalzemelere özel kapsamlı bir İSG mevzuatı henüz bulunmamaktadır. Ancak mevcut yasal düzenlemeler, nanomalzemeler de dahil olmak üzere tüm tehlikeli maddeler ve işyeri riskleri için çerçeve oluşturur. İşverenler, nanomalzemelerin spesifik risklerini bu genel çerçeve içinde değerlendirmekle yükümlüdür.

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu

6331 sayılı Kanun, işverene genel bir önlem alma yükümlülüğü getirmektedir. Kanunun 5. maddesi uyarınca işveren, çalışanların hayatını ve sağlığını tehlikeye atan unsurları belirlemek ve gerekli önlemleri almak zorundadır. Nanomalzemeler, “tehlike” tanımı içinde değerlendirildiğinde, işverenin risk değerlendirmesi yapma, uygun KKD sağlama, eğitim verme ve sağlık gözetimi uygulama yükümlülükleri devreye girer. Kanunun 10. maddesi gereği risk değerlendirmesinde nanomalzemelerin benzersiz özellikleri dikkate alınmalı, makroskopik formlarına dayanılarak hazırlanmış mevcut risk değerlendirmeleri yetersiz kabul edilmelidir.

Tehlikeli Maddeler ve Müstahzarlarla Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik

Bu yönetmelik, kimyasal maddelerle çalışılan işyerlerinde alınması gereken önlemleri düzenler. Nanomalzemeler teknik olarak kimyasal madde kategorisine girdiğinden, yönetmeliğin hükümleri uygulanır. İşveren, nanomalzemenin güvenlik veri sayfasını (SDS/Güvenlik Bilgi Formu) temin etmeli, GHS sınıflandırma rehberimizde detaylandırılan şekilde, maruziyet sınır değerlerini belirlemeli, kapalı sistem veya yerel havalandırma tedbirlerini almalı ve çalışanları bilgilendirmelidir. Ancak çoğu nanomalzeme için Türkiye’de belirlenmiş bir mesleki maruziyet sınırı (MES) bulunmamaktadır; bu durum önleyici yaklaşımla hareket etmeyi zorunlu kılar.

Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik

2026 yılı itibarıyla yürürlükte olan bu yönetmelik, REACH uyumlu çerçevede kimyasal madde kaydı, değerlendirmesi ve sınırlandırılmasını düzenler. Nanomalzemeler için spesifik kayıt gereksinimleri henüz AB düzeyinde tam oturmuş olmamakla birlikte, Türkiye’de AB uyum süreci devam etmektedir. İşverenin nanomalzemenin sınıflandırması, etiketlenmesi ve ambalajlanması konusunda mevcut GHS/CLP kriterlerini uygulaması beklenir; ancak nano formun farklı toksisite profili, mevcut sınıflandırmanın yetersiz kalabileceği anlamına gelir.

Kişisel Koruyucu Donanım Yönetmeliği

Nanomalzeme maruziyetinde KKD seçimi kritik önem taşır. Standart toz maskelerinin (FFP1) nanopartikülleri yeterince filtreleyemeyeceği bilinmektedir. En az FFP2 veya tercihen FFP3 filtre sınıfında yüz maskesi kullanılmalıdır. Yarı yüz maskeleri bile bazı nanopartikülleri geçirebilir; tam yüz maskesi veya hava beslemeli solunum cihazları (PAPR) yüksek maruziyet koşullarında gerekebilir. KKD yönetmeliği uyarınca işveren, nanomalzeme riskine uygun koruyucu donanım seçmek ve sağlamakla yükümlüdür.

İşyerinde FFP3 maskeli çalışan nanomalzeme maruziyet ölçümü yapıyor, partikül sayacı ve temiz oda ortamı
Nanomalzeme maruziyetinde KKD kullanımı ve partikül sayacı ile ortam ölçümü

Nano Malzeme İçin Risk Değerlendirmesi Nasıl Yapılır?

Nanomalzemeler için risk değerlendirmesi, geleneksel kimyasal risk değerlendirmesinden önemli farklılıklar taşır. Temel zorluk, nano ölçekteki madde özelliklerinin makroskopik formdan farklı olması ve güvenli maruziyet sınır değerlerinin çoğu madde için henüz belirlenmemiş olmasıdır. Bu belirsizlik ortamında, önleyici ilkeye (precautionary principle) dayalı bir yaklaşım benimsenmelidir.

Adım 1: Nano Malzeme Envanteri ve Sınıflandırma

İşyerinde kullanılan veya üretimi sırasında oluşan tüm nanomalzemelerin envanteri çıkarılmalıdır. Her nanomalzeme için boyut dağılımı, şekil (küresel, tüp, fiber, plaka), yüzey alanı, yüzey kaplaması, agregasyon eğilimi, çözünürlük ve reaktivite bilgileri kaydedilmelidir. Güvenlik veri sayfası (SDS) bulunmayan nanomalzemeler için üretici veya tedarikçiden bilgi talep edilmeli, mevcut bilimsel literatür taranmalıdır. Nanomalzemeler, risk düzeylerine göre yüksek riskli (örneğin tek duvarlı karbon nanotüpler, karsinojenik nanometaller), orta riskli (örneğin metal oksit nanopartiküller) ve düşük riskli (örneğin inert polimer nanopartiküller) olarak sınıflandırılabilir.

Adım 2: Maruziyet Değerlendirmesi

Maruziyet değerlendirmesinde üç temel yaklaşım kullanılır: doğrudan ölçüm, dolaylı göstergeler ve modelleme. Doğrudan ölçümde mobil partikül sayaçları (kondenzasyon parçacık sayacı, optik parçacık sayacı) ve elektron difraksiyon spektrometreleri ile nanopartikül konsantrasyonu ve boyut dağılımı belirlenir. Dolaylı göstergeler arasında kitle konsantrasyonu (mg/m³) ölçümleri, elementel karbon analizi ve yüzey alanı ölçümleri yer alır. Modelleme yaklaşımlında, NANOTOOL ve Stoffenmanager Nano gibi yarı kantitatif araçlar kullanılarak maruziyet senaryoları değerlendirilir. Arka plan (çevresel) nanopartikül konsantrasyonunun da ölçülmesi ve işyeri katkısının ayrıştırılması önemlidir.

Adım 3: Risk Karakterizasyonu

Tehlike verileri ve maruziyet bulguları birleştirilerek risk karakterizasyonu yapılır. Belirlenmiş maruziyet sınırı (OEL/MES) bulunan maddeler için kantitatif karşılaştırma yapılır; ancak nanomalzemeler için bu değerlerin yokluğunda nitel veya yarı kantitatif yaklaşımlar kullanılır. NANO RISK EVALUATION matrisi, tehlike puanı (parçacık boyutu, şekil, yüzey reaktivitesi, toksisite verileri) ile maruziyet puanını (konsantrasyon, maruziyet süresi, sıklığı, kontrol önlemleri) çaprazlayarak risk seviyesi belirler. Bu matriste yüksek risk kategorisinde yer alan nanomalzemeler için acil önlem planı hazırlanmalıdır.

Nano Malzeme Maruziyetinden Korunma Önlemleri

Nanomalzeme risklerinin yönetiminde hiyerarşik kontrol yaklaşımı esastır. Bu yaklaşımda öncelik sırasıyla: tehlikenin ortadan kaldırılması, tehlikenin yerine daha güvenli alternatiflerin kullanılması, mühendislik kontrolleri, idari kontroller ve son çare olarak kişisel koruyucu donanım uygulanır.

Mühendislik Kontrolleri

Mühendislik kontrolleri, nanomalzeme maruziyetini kaynakta kontrol etmenin en etkili yoludur. Kapalı süreç tasarımı, nanomalzemenin açık sistemde işlenmesini engelleyerek aerosol oluşumunu minimize eder. Yerel egzoz havalandırma (LEV) sistemleri, açık sistemlerde zorunlu bir kontrol önlemidir; özellikle kimyasal duman dolapları ve lance tipi çekim sistemleri nano aerosoller için uygundur. HEPA filtreler (minimum %99,97 verimlilik, 0,3 μm) nanopartiküllerin havadan uzaklaştırılmasında etkili olup, egzoz havasının iç mekana geri verilmesi durumunda çift HEPA filtreleme önerilir. Yıkama sistemleri (wet scrubbers) ve elektrostatik çökelticiler de nano aerosol kontrolünde kullanılabilir. Süreç izolasyonu, nanomalzeme işleme alanlarının diğer çalışma alanlarından fiziksel olarak ayrılmasını sağlar.

İdari Kontroller

İdari kontroller, organizasyonel düzeyde alınan önlemlerdir. Çalışma prosedürleri, nanomalzeme ile çalışma talimatları ve standart işletme prosedürleri (SOP) yazılı olarak belgelenmeli ve tüm çalışanlara erişilebilir olmalıdır. Erişim kontrolleri, nanomalzeme alanlarına yetkisiz personelin girişini engeller. Maruziyet süresi ve sayısını minimize etmek için iş rotasyonu uygulanabilir. Düzenli sağlık gözetimi, nanomalzeme maruziyetinin erken etkilerini tespit etmek için solunum fonksiyon testleri, biyolojik izleme ve periyodik muayeneleri kapsamalıdır. Temizlik prosedürleri özel dikkat gerektirir: kuru süpürme ve basınçlı hava kesinlikle yasaklanmalı, ıslak silme veya HEPA filtreli vakum kullanılmalıdır. Dökülme ve sızıntı acil durum prosedürleri hazırlanmalı ve tatbikatları düzenli yapılmalıdır.

Kişisel Koruyucu Donanım Seçimi

KKD, hiyerarşik kontrolda son basamak olup tek başına yeterli koruma sağlamaz. Ancak mühendislik ve idari kontrollerle birlikte kullanıldığında maruziyeti önemli ölçüde azaltır. Solunum koruması için en az FFP3 filtre sınıfında yüz maskesi veya yüksek riskli ortamlarda hava beslemeli solunum cihazı (PAPR) gereklidir. Deri korumasında, nanopartikül geçirgenliği düşük tyvek veya lamine malzeme tipi koruyucu giysi seçilmeli; açık dokulu kumaşlar nanopartikül tutmaz. Eller için nitril eldiven tercih edilmeli; lateks eldivenler bazı solventler ve nanopartiküller için yetersiz bariyer sağlar. Göz koruması için sızdırmaz koruyucu gözlük veya tam yüz koruyucu siper kullanılmalıdır. KKD’lerin giyilmesi, çıkarılması ve dekontaminasyonu için özel prosedürler uygulanmalı, nanomalzeme bulaşmış KKD’ler kontamine atık olarak yönetilmelidir.

Nano Malzeme Atık Yönetimi ve Bertaraf

Nanomalzeme içeren atıkların yönetimi, hem çevresel yayılımı önlemek hem de atık işleme personelini korumak için özel gereksinimler taşır. Nanomalzeme atıkları, tehlikeli atık sınıflandırmasına göre değerlendirilmeli ve uygun şekilde etiketlenmelidir. Kuru nanomalzeme atıkları, havaya karışmasını önlemek için su geçirmez, sızdırmaz kaplarda toplanmalıdır. Sıvı nanomalzeme atıkları, ayrı kaplarda toplanmalı ve stabilize edilmelidir. Atık taşıma ve bertaraf sürecinde nano özellikler dikkate alınarak lisanslı tehlikeli atık işleme tesislerine gönderilmelidir. Atık depolama alanlarında nanomalzeme bulaşmış materyallerin çevresel yayılımını önleyecek ikincil çevreleme (secondary containment) sağlanmalıdır.

Çalışan Eğitimi ve Bilgilendirme

Nanomalzeme ile çalışan veya maruz kalabilecek tüm personelin eğitimi, 6331 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler uyarınca yasal yükümlülüktür. Eğitim içeriği aşağıdaki konuları kapsamalıdır:

  • Nanomalzeme nedir ve hangi özelliklere sahiptir
  • İşyerinde kullanılan nanomalzemelerin türleri ve sağlık riskleri
  • Maruziyet yolları ve belirtileri
  • Risk değerlendirmesi sonuçları ve kontrol önlemleri
  • KKD’lerin doğru kullanımı, sınırlamaları ve dekontaminasyonu
  • Temizlik ve atık yönetimi prosedürleri
  • Acil durum prosedürleri ve ilk yardım
  • Sağlık gözetimi programı ve çalışanın hakları

Eğitimler işe başlamadan önce verilmeli ve düzenli aralıklarla tekrarlanmalıdır. Yeni nanomalzeme kullanıma alındığında, süreç değişikliğinde veya kaza/diğer olay meydana geldiğinde ek eğitim sağlanmalıdır. Eğitim dokümanları ve güvenlik veri sayfaları çalışma alanında görünür ve erişilebilir olmalıdır. Çalışan temsilcilerinin nanomalzeme risk yönetimi süreçlerine aktif katılımı sağlanmalıdır.

Nano Malzeme Maruziyetinde Sağlık Gözetimi

Sağlık gözetimi, nanomalzeme maruziyetinin erken tespiti ve çalışan sağlığının korunması için kritik bir bileşendir. İşyeri hekimi, maruziyet türü ve düzeyine göre bireysel sağlık gözetimi planı hazırlamalıdır. İsgüvenliği uzmanı ile koordineli çalışarak maruziyet verilerini sağlık bulgularıyla ilişkilendirmelidir.

Sağlık gözetimi kapsamında yer alan temel muayene ve testler şunlardır: işe girişte ve periyodik olarak detaylı anamnez (önceki nanomalzeme maruziyetleri, mevcut semptomlar), solunum fonksiyon testleri (spirometri, DLCO), göğüs radyografisi, kandaki enflamasyon belirteçleri (CRP, IL-6), biyolojik izleme (uygun biyomarker mevcutsa) ve deri muayenesi. Maruziyetin sona ermesinden sonra da uzun dönem takip önerilmektedir; bazı nanomalzeme etkileri (özellikle karsinojenik olanlar) yıllar veya on yıllar sonra ortaya çıkabilir.

Uluslararası Düzenlemeler ve İyi Uygulama Örnekleri

Avrupa Birliği’nde REACH Tüzüğü kapsamında nanomalzemeler için spesifik kayıt gereksinimleri 2020 yılında yürürlüğe girmiş olup, 2026 itibarıyla uygulamalar olgunlaşmaktadır. AB Komisyonu, nanomalzemelerin sınıflandırılması, etiketlenmesi ve risk değerlendirmesi için rehber dokümanlar yayımlamıştır. ISO/TR 13329 standardı, nanomalzemeler için güvenlik veri sayfası hazırlama rehberi sunmaktadır. ABD’de NIOSH, karbon nanotüpler ve TiO2 nanopartiküller için önerilen maruziyet sınır değerleri (REL) yayımlamıştır. Almanya’da BGI 5100 ve İngiltere’de UKNANO safety guidance iyi uygulama örnekleri olarak öne çıkmaktadır. Japonya ve Güney Kore de nanoteknoloji güvenliği için ulusal çerçeveler geliştirmiştir.

Türkiye’nin AB uyum sürecinde, REACH ve CLP uyumlu düzenlemelerin nanomalzemeleri kapsayacak şekilde genişletilmesi beklenmektedir. Bu süreçte işverenlerin uluslararası iyi uygulamaları gönüllü olarak benimsemesi, hem çalışan sağlığının korunması hem de düzenleyici uyum hazırlığı açısından stratejik bir yaklaşımdır.

Sonuç ve Öneriler

Nanomalzemeler, modern endüstrinin vazgeçilmez bileşenleri haline gelmiştir ve kullanımları hızla artmaktadır. Ancak bu malzemelerin benzersiz fiziksel ve kimyasal özellikleri, geleneksel İSG yaklaşımlarının ötesinde özel risk yönetimi gerektirir. İşverenlerin, 6331 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde nanomalzeme risklerini değerlendirmesi, uygun kontrol önlemlerini alması ve çalışanlarını bilgilendirmesi yasal yükümlülüktür.

Önleyici ilkeye dayalı yaklaşım, nanomalzeme risk yönetiminin temel taşı olmalıdır. Belirsizliklerin yüksek olduğu durumlarda, riskin küçümsenmesi yerine en kötü senaryo varsayımıyla hareket edilmeli ve en yüksek koruma düzeyi sağlanmalıdır. Risk değerlendirmesinde nano özelliklerin dikkate alınması, mühendislik kontrollerinin önceliklendirilmesi, KKD seçiminde nano ölçek filtreleme kapasitesinin gözetilmesi ve sağlık gözetiminin düzenli yürütülmesi temel gereksinimlerdir.

Profesyonel İSG desteği, nanomalzeme risk yönetiminin etkinliği için belirleyicidir. ZER İSG olarak, nanomalzeme ile çalışan işyerlerine özel risk değerlendirmesi, maruziyet ölçümü, eğitim ve sağlık gözetimi hizmetleri sunuyoruz. Nanoteknolojinin sunduğu fırsatlardan güvenli şekilde yararlanmak için uzman desteğinizi almak üzere bizimle iletişime geçin.