
İşyerinde taşeron ve geçici iş ilişkisi kavramları, günümüz iş dünyasında faaliyetlerin bir bölümünün dış kaynaklara devredilmesiyle sıkça karşılaşılan düzenlemelerdir. İnşaat, madencilik, enerji, lojistik, temizlik, güvenlik ve catering gibi pek çok sektörde taşeron işçiliğin yoğun olarak kullanılması, iş sağlığı ve güvenliği açısından kritik risk alanları oluşturmaktadır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, asıl işveren ve alt işveren ilişkisinde İSG yükümlülüklerini açıkça düzenlerken; 4857 sayılı İş Kanunu’nun 7. maddesi geçici iş ilişkisi kurallarını belirlemektedir. Alt İşverenlik Yönetmeliği ise bu ilişkinin kurulma şartlarını ve denetim mekanizmalarını tanımlamaktadır.

Bu rehberde, taşeron ve geçici iş ilişkilerinde İSG yükümlülüklerini, asıl işveren ve alt işverenin hak ve sorumluluklarını, risk değerlendirmesi süreçlerini, ortak İSG kurulu düzenlemelerini ve uygulama adımlarını kapsamlı şekilde ele alıyoruz.
## Asıl İşveren ve Alt İşveren Kavramları
İş hukuku mevzuatında “taşeron” kavramı, Alt İşverenlik Yönetmeliği’nde tanımlanan “alt işveren” ile eşanlamlı kullanılmaktadır. Alt işveren, asıl işverenin işyerinde veya eklentilerinde asıl işverenin aracılığıyla iş alan ve işletmesinde çalışan sayısı dikkate alınarak İSG yükümlülüklerini yerine getirmesi gereken gerçek veya tüzel kişidir. 6331 sayılı Kanun’un 2. maddesi, asıl işvereni alt işverenin çalışanlarını da kendi çalışanları gibi değerlendirmekle yükümlü kılmaktadır.
Bu düzenlemenin temel amacı, taşeron çalışanların İSG haklarının eksiksiz sağlanması ve iş kazalarında sorumluluk boşluğunun önüne geçilmesidir. Asıl işveren, alt işveren çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini izlemek, risk değerlendirmesini kapsamlı şekilde yapılmasını sağlamak ve gerekli tedbirlerin alınmasını temin etmekle yükümlüdür. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu‘nun bu hükmü, asıl işverene müteselsilen sorumluluk yükleyerek taşeron çalışanların korunmasını güvence altına almaktadır.
### Alt İşverenlik Şartları
Alt İşverenlik Yönetmeliği’ne göre alt işverenlik ilişkisinin kurulabilmesi için üç temel şartın aynı anda sağlanması gerekmektedir. İlk olarak, alt işverenin asıl işverenden iş alması ve bu işin asıl işverenin işyerinde veya eklentilerinde yapılması zorunludur. İkinci olarak, alt işverenin kendi organizasyonu altında bu işi yürütmesi ve alt işveren çalışanlarının asıl işveren tarafından belirlenen işyeri kurallarına uyması gerekmektedir. Üçüncü olarak, alt işverenin üstlendiği iş asıl işverenin iş alanının bir bölümü olmalı ve asıl işverenle alt işveren arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmalıdır.
Bu şartlardan herhangi birinin bulunmaması halinde alt işverenlik ilişkisi geçerli kabul edilmeyecek ve çalışma ilişkisi doğrudan asıl işverenle kurulmuş sayılacaktır. Bu durum İSG yükümlülüklerinin doğrudan asıl işverene ait olması sonucunu doğurur ve asıl işverenin tüm İSG yükümlülüklerini bizzat yerine getirmesini gerektirir.
## 6331 Sayılı Kanun Kapsamında İSG Yükümlülükleri
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, asıl işveren ve alt işveren ilişkisinde İSG sorumluluklarını düzenleyen en önemli mevzuat unsurudur. Kanun’un 2. maddesine göre asıl işveren, alt işverenin çalışanlarına karşı İSG yükümlülüklerini kendi çalışanları gibi yerine getirmekle mükelleftir. Kanun’un 6. maddesi ise işverenin genel İSG yükümlülüklerini tanımlamaktadır.
### Asıl İşverenin İSG Yükümlülükleri
Asıl işveren, taşeron çalışanlarının güvenliğini sağlamak için proaktif bir rol üstlenmelidir. Risk değerlendirmesinin alt işverenin faaliyet alanını da kapsayacak şekilde hazırlanması, alt işveren çalışanlarına İSG eğitimi verilmesinin sağlanması, işyeri ortam ölçümlerinin yapılması ve periyodik sağlık muayenelerinin yaptırılması asıl işverenin yükümlülükleri arasındadır.
Asıl işveren aynı zamanda alt işverenin İSG profesyonelleri ile koordineli çalışmak, ortak İSG kurulu toplantıları düzenlemek ve acil durum planlarını tüm işyeri çalışanlarını kapsayacak şekilde hazırlamakla yükümlüdür. Alt işverenin İSG hizmetlerini kendi OSGB’si veya işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı aracılığıyla sağlaması halinde bile, asıl işveren bu hizmetlerin kalitesini denetlemek ve eksikliklerin giderilmesini talep etmek zorundadır.
### Alt İşverenin İSG Yükümlülükleri
Alt işveren, kendi çalışanlarının İSG gereksinimlerini karşılamakla birlikte, asıl işverenin işyeri kurallarına uymakla da yükümlüdür. 6331 sayılı Kanun kapsamında alt işveren, kendi çalışanı sayısına göre iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli istihdam etmek veya OSGB hizmeti almak zorundadır. Ayrıca alt işveren, çalışanlarına gerekli İSG eğitimlerini vermek, risk değerlendirmesi hazırlamak ve periyodik kontrolleri yaptırmakla mükelleftir.
Alt işverenin çalışan sayısı 50’den az ve tehlike sınıfı az tehlikeli ise bile İSG hizmetlerini sağlama yükümlülüğü devam etmektedir. Bu durumda alt işveren, OSGB’den hizmet alarak yükümlülüğünü yerine getirebilir. Alt işverenin KKD kullanımı konusunda da kendi çalışanlarını bilgilendirmesi ve denetlemesi gerekmektedir.
## Geçici İş İlişkisi ve İSG Sorumlulukları
4857 sayılı İş Kanunu’nun 7. maddesi, geçici iş ilişkisini düzenlemektedir. Geçici iş ilişkisi, işverenin çalışanını geçici olarak başka bir işverenin emrine vermesi durumunu ifade eder. Bu ilişkide çalışan, asıl işvereni olan işyerinde iş sözleşmesi ile bağlı kalmakta, ancak fiilen geçici olarak çalıştığı işverenin işyerinde görev yapmaktadır.
Geçici iş ilişkisinde İSG sorumlulukları paylaşımlıdır. Çalışanın geçici olarak gönderildiği işveren, çalışanın işyerindeki güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Ancak asıl işveren de İSG eğitimi ve sağlık gözetimi yükümlülüklerini yerine getirmeye devam eder. Geçici iş ilişkisinin en fazla altı ay sürmesi ve aynı işte yenilenmesi durumunda toplam sürenin on sekiz ayı aşamaması Kanun’un getirdiği sınırlardandır.
### Geçici İş İlişkisinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Geçici iş ilişkisi kurulurken her iki işverenin İSG yükümlülüklerini yazılı olarak netleştirmesi kritik öneme sahiptir. İş sözleşmesinde İSG eğitimi, KKD sağlanması, acil durum prosedürleri ve işyeri kuralları hakkında açık hükümler bulunmalıdır. Geçici iş ilişkisinde çalışan, geçici olarak çalıştığı işverenin işyeri kurallarına uymakla yükümlüdür ve KKD’lerini kullanmak zorundadır.
## Ortak Sağlık ve Güvenlik Kurulu
6331 sayılı Kanun’un 22. maddesi, asıl işveren ve alt işveren ilişkisinin bulunduğu işyerlerinde ortak İSG kurulu kurulmasını öngörmektedir. Ortak İSG kurulu, asıl işveren ve alt işverenin İSG profesyonelleri ile çalışan temsilcilerinden oluşur. Kurulun amacı, işyerindeki tüm İSG konularını koordineli şekilde ele almak, risk değerlendirmesi sonuçlarını değerlendirmek ve alınacak tedbirleri belirlemektir.

Ortak İSG kurulu toplantılarına asıl işveren ve alt işverenin iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri ve çalışan temsilcileri katılır. Toplantı kararları tutanak altına alınır ve uygulanmayan kararlar için sorumlular belirlenir. Kurul, en az ayda bir toplanmak zorunda olup, acil durumların hemen ardından da olağanüstü toplantı yapabilir.
## Risk Değerlendirmesinde Taşeron Düzenlemeleri
Taşeron işçiliğin yoğun olduğu işyerlerinde risk değerlendirmesi, asıl işveren tarafından alt işverenin faaliyet alanını da kapsayacak şekilde hazırlanmalıdır. Özellikle inşaat, madencilik ve kimyasal işlemler gibi yüksek riskli sektörlerde ortak risk değerlendirmesi yapılması hayati önem taşımaktadır. Risk değerlendirmesinde alt işverenin faaliyet alanına özgü tehlikeler belirlenmeli, mevcut kontrol önlemleri değerlendirilmeli ve gerekirse ek önlemler planlanmalıdır.
### Alt İşverenin Risk Değerlendirmesi
Alt işveren, kendi organizasyonundaki tehlikeleri belirlemek ve riskleri kontrol altına almak için ayrı bir risk değerlendirmesi hazırlamakla yükümlüdür. Bu risk değerlendirmesi, asıl işverenin genel risk değerlendirmesiyle uyumlu olmalı ve iki taraf arasında koordineli şekilde yürütülmelidir. Alt işverenin risk değerlendirmesinde kullanılacak makine ve ekipmanlar, kimyasal maddeler, ergonomik riskler ve çalışma ortamı koşulları dikkate alınmalıdır. Saha denetimleri kapsamında alt işverenin risk değerlendirmesi sonuçlarının da denetlenmesi sağlanmalıdır.
## İSG Eğitimi ve Taşeron Çalışanlar
6331 sayılı Kanun’un 16. maddesi uyarınca işverenler, çalışanlara İSG eğitimi vermekle yükümlüdür. Asıl işveren, alt işveren çalışanlarına işyerine özgü İSG eğitimlerinin verilmesini sağlamak zorundadır. Bu eğitimler arasında işyerine giriş eğitimi, işe özel eğitim, yenileme eğitimi ve acil durum eğitimi yer almaktadır. Taşeron çalışanların İSG eğitimleri, hem asıl işverenin işyeri kurallarını hem de alt işverenin faaliyetine özgü riskleri kapsamalıdır.
Eğitimlerin teorik ve pratik bölümlerden oluşması, çalışanların anlamadıkları konuları sorabilmeleri için interaktif bir ortam sağlanması ve eğitim sonunda değerlendirme yapılması gerekmektedir. Eğitim belgelerinin dosyalanması ve denetim durumunda ibraz edilebilmesi için düzenli arşivlenmesi de yasal bir zorunluluktur.
## KKD Sağlanması ve Denetlenmesi
Kişisel koruyucu donanımların taşeron çalışanlara sağlanması ve kullanımının denetlenmesi, İSG yükümlülüklerinin en kritik boyutlarından biridir. Asıl işveren, alt işveren çalışanlarına gerekli KKD’lerin sağlanmasını temin etmekle yükümlüyken, alt işveren de kendi çalışanlarına KKD sağlamak ve kullanımını sağlamakla mükelleftir. KKD’lerin CE işaretli, uygun standartlara uygun ve risk değerlendirmesi sonuçlarına göre seçilmiş olması gerekmektedir.
### KKD Uyumluluğu ve Denetim
Alt işveren çalışanlarının kullandığı KKD’lerin asıl işverenin risk değerlendirmesiyle uyumlu olması sağlanmalıdır. Özellikle yüksek tehlikeli işlerde asıl işverenin belirlediği KKD standartlarına uyulması taşeron sözleşmelerinde açıkça yer almalıdır. KKD kullanımının düzenli olarak denetlenmesi ve uygunsuzlukların giderilmesi için asıl işveren ve alt işveren arasında koordineli bir denetim mekanizması kurulmalıdır.
## Acil Durum Yönetimi ve Taşeron
Acil durum planı, asıl işveren tarafından hazırlanmakla birlikte alt işveren çalışanlarını da kapsamalıdır. Acil durum tatbikatları, tahliye prosedürleri ve toplanma alanları tüm çalışanlar için geçerli olmalıdır. Alt işveren, kendi organizasyonu için ayrı bir acil durum planı hazırlayabilir, ancak bu plan asıl işverenin acil durum planıyla uyumlu olmalıdır. Yangın, kimyasal dökülme, doğal afet ve diğer acil durum senaryolarında taşeron çalışanların ne yapacağı önceden belirlenmiş olmalıdır.
## İş Kazası Bildirimi ve Sorumluluk
6331 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca iş kazasının en geç iki iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmesi gerekmektedir. Alt işveren çalışanına ait iş kazasını hem asıl işveren hem de alt işveren bildirmekle yükümlüdür. İş kazası sonucunda SGK tarafından açılan tazminat davalarında asıl işveren ve alt işveren müteselsilen sorumlu tutulacaktır. Bu nedenle her iki tarafın da iş kazası bildirimi süreçlerini eksiksiz yürütmesi ve kayıt altına alması büyük önem taşımaktadır.
## OSGB Hizmetleri ve Taşeron İlişkisi
Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi hizmetleri, taşeron ilişkisinin bulunduğu işyerlerinde koordineli şekilde yürütülmelidir. Asıl işverenin OSGB hizmet sağlayıcısı ile alt işverenin OSGB hizmet sağlayıcısı arasında bilgi paylaşımı ve koordinasyon sağlanmalıdır. Özellikle periyodik sağlık muayeneleri, ortam ölçümleri ve risk değerlendirmesi çalışmaları ortak planlama ile yürütülmelidir. OSGB seçiminde asıl işveren ve alt işverenin farklı hizmet sağlayıcılar kullanması mümkün olsa da, koordineli çalışma zorunluluğu devam etmektedir. Her iki tarafın İSG profesyonellerinin işbirliği yapması, ortak İSG kurulu toplantılarına katılması ve acil durum anında koordineli müdahale sağlaması gerekmektedir. Alt işverenin OSGB hizmet alımında asıl işverenin koordinasyonunu dikkate alması, İSG hizmetlerinin kalitesini artırmakta ve iş kazalarının önlenmesine katkı sağlamaktadır.
## Uygulama Önerileri ve Çekince
İşyerlerinde taşeron ilişkisinin İSG açısından sağlıklı yürütülebilmesi için bazı temel uygulama önerileri bulunmaktadır. İlk olarak, asıl işveren ve alt işveren arasında İSG sorumluluklarını net olarak tanımlayan yazılı bir sözleşme hazırlanmalıdır. Bu sözleşmede İSG eğitimi, risk değerlendirmesi, KKD sağlanması, acil durum yönetimi ve iş kazası bildirimi gibi konularda kimin hangi yükümlülüğü üstlendiği açıkça belirtilmelidir. İkinci olarak, asıl işveren alt işverenin İSG performansını düzenli olarak denetlemeli ve eksikliklerin giderilmesi için gerekli adımları atmalıdır. Alt işveren seçiminde İSG uyum kaydının değerlendirilmesi, geçmiş iş kazası istatistiklerinin incelenmesi ve İSG kültür düzeyinin sorgulanması önerilmektedir. Üçüncü olarak, ortak İSG kurulu toplantılarının düzenli yapılması, alınan kararların takibi ve uygulanmayan tedbirlerin raporlanması sağlanmalıdır.
Son olarak, 6331 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliklerde yapılan güncellemelerin takip edilmesi ve taşeron ilişkisindeki İSG yükümlülüklerinin güncel mevzuata uygun olarak yerine getirilmesi işverenlerin hukuki güvence açısından büyük önem taşımaktadır. Alt İşverenlik Yönetmeliği’nin getirdiği şartların eksiksiz sağlanması, asıl işverenin müteselsilen sorumluluk risklerinin minimize edilmesi ve taşeron çalışanların İSG haklarının güvence altına alınması, sürdürülebilir bir iş sağlığı ve güvenliği kültürünün temel unsurlarıdır. ZER OSGB olarak, asıl işveren ve alt işveren ilişkisinde İSG yükümlülüklerinizi eksiksiz yerine getirmeniz için profesyonel destek sunmaktayız.
Daha fazla bilgi için Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansı (EU-OSHA) ve Mevzuat Bilgi Sistemi kaynaklarına başvurabilirsiniz.
